Kapak fotoğrafını gördüğünüzde aklınıza ilk şeker gelmiş olabilir ama çok daha farklı konulardan bahsedeceğim. J İstisnasız her Aralık ayında kendimi, geçtiğimiz yılı nasıl geçirdim, yeni yılda nasıl bir “ben” istiyorum, kendime nasıl hedefler koyacağım, hangi kararları alacağım sorularıyla baş başa buluyorum. Bu sefer yeni yıl için hayatımıza neleri katsak tatmin oluruz diye düşünmeden ve belirlemeden önce hayatımızdan neleri çıkartsak mutlu oluruz sorusunu hem kendimden hem çevremden gördüklerimi düşünerek cevaplamaya çalıştım.

Herkes kalemlerini eline aldıysa bu sefer başlamak için sabırsızlandığımız ya da başlamak için harekete geçmeye çalıştıklarımızı değil 2019 ile birlikte vedalaşmak isteyeceklerimizi listelemeye başlıyorum.

#Her şeyin mükemmel olması gerektiği düşüncesini sessizce kenara bırakın

Mükemmeliyetçi olmak her ne kadar bazen pozitif bir yön gibi algılansa da aslında çoğu zaman bizi harekete geçmekten alıkoyan bir yaklaşım. Peşinde tatminsizlik, yüksek standartlarınıza uymayan işlerde kendinizi berbat hissetme gibi bonusları da yanında getiriyor. Çevremde mükemmeliyetçi olan kimsenin, işini planlı ve iyi kalitede yürüten insanlardan fazla bir fayda sağladığını görmedim. Aksine kendilerine zarar verecek düzeyde çaba gösterdiklerini söyleyebilirim. Eğer sizde kendinizi mükemmeliyetçi olarak tanımlayan insanlardansanız bu sizin için kritik bir madde olacak.

#Zaman kaybına yol açan alışkanlıkları eleyin

Hepimizin zamanı kısıtlı, hepimizin yapacak çok işi var. Bu yüzden her şeye odaklanmamız mümkün değil. Hatırlıyorum özellikle üniversiteden sonra nasıl yapabilirimi düşünmeden yapmak istediğim her şeyi sıraladığım ve bunları yapabilmek için kendimi acımasızca hırpaladığım bir dönem olmuştu. Fakat sonra fark ettim ki, her hedef ve ona doğru giden yolda atılan her adım başka bir şeyden vazgeçiş. Bu yüzden gerçekten yapmak istediklerimizi akıllıca seçmemiz lazım ve onu seçerken aslında karşısında neyden vazgeçiyoruz onu tartmak önemli. Fransızca öğrenmeyi seçerken belki evde kitap okumak için harcayabileceğimiz zamandan vazgeçiyoruz. Ya da evde bilgisayar başında oyun oynarken, amaçsızca Youtube’da video izlerken

#Ekran başında geçirdiğiniz saatlerinizden kesinti yapın

Teknolojinin hayatımızın her anını ele geçirmesiyle beraber birle yetinmeyip birçok ekranın karşısında çok fazla zaman geçirmeye başladık. Belki bu yazıya da Netflix’de sevdiğiniz dizinin bir bölümünü izlerken göz atıyor olabilirsiniz. Bu sahneye iPad’iniz ve bilgisayarınız da eşlik edebilir tabii ki. Çok ekranlı hayat bizi ister istemez tam olarak odaklanamamaya itmenin yanı sıra çok fazla vaktimizi de alıyor. Açıkçası ben bir dijital pazarlamacı olarak bu radikal kararı zor da olsa alıyorum ve evde geçirdiğim zaman için kendime 2019’da ekran saati sınırlaması koymayı hedefliyorum.

#Şüpheciliğe veda edin

Yapmak istediğimiz çoğu şeye kendimizden şüphe duyduğumuz için cesaret edip başlayamıyoruz. İşte ya da okulda şüpheci yaklaşımlarımız yüzünden proaktif davranamıyoruz hatta kabuğumuza çekiliyoruz. Hayatımızın fırsatı olabilecek bir sunumda ya da projede kendimizin o iş için yeteri kadar iyi olmadığından şüphelenmemiz yüzünden yer almayabiliyoruz. 2019 belki de şüpheciliği bir kenara bırakıp, kendinize güvendiğiniz ve bu güvenle harekete geçtiğiniz bir yıl olur.

#Korkuları terk edin

Özellikle son iki senedir ekonominin çok parlak olmaması, iş kaybetme korkuları çok fazla gün içerisinde en fazla dinlediğimiz konular arasında yer alıyor. Bu konuların tetiklediği farklı teoriler ve sürekli en kötü senaryonun konuşulması odağımızın tamamen negatifte kalmasına sebep oluyor ve depresif moddan kafamızı kaldıramıyoruz. Size kriz yokmuş gibi davranın her şey mükemmelmiş gibi hissedin demeyeceğim ama üzerinde kontrolünüzün olmadığı şeylere gereğinden fazla kafa yormayı bırakın ve kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanabilirsiniz. Böylece odağınız değişecek ve korkularınızı beslemeyi bırakacaksınız.

Unutmayın belki seneye bugün bir sene önce yapmaya başlamış ya da yapmayı bırakmış olmayı dileyeceksiniz. O yüzden harekete geçin.