Kişisel Gelişim

Dengeli Yaşama Sanatı; Lagom

Fotoğraf: Christian Koch

Yapılan çoğu araştırmanın sonucu gösteriyor ki; özellikle çalışma hayatının içinde olan kişiler iş – özel yaşam dengesini kuramadıkları için şikayetçi. İşi bir kenara bırakalım, hayatımızın genelinde dengeyi yakalayamadığımız her an mutsuz ve tedirgin hissediyoruz. Neyi fazla yaparsak bizi rahatsız etmeye başlıyor. Sonsuz bir denge arayışı içindeyiz ancak dengeyi ararken kendimizi uç noktalarda yaşamak zorunda bıraktığımız da bir gerçek. İnsan üstü çalışıyoruz, daha fazla çalışabilmek için hızlı yemek yiyoruz, kilo alıyoruz, kilo aldığımız için diyetisyene gidiyoruz, spor salonlarında saatler geçiriyoruz yine de iyi hissetmiyoruz, psikoloğa gidiyoruz. Tüm bunları karşılamak ve karşılamaya devam edebilmek için daha fazla çalışıyoruz. Klişe ama gerçek.

Uzun zamandır bu kısır döngünün içinde olan biri olarak, size yeni keşfettiğim İsveçlilerin dengeli yaşama sanatı Lagom’dan bahsetmek istiyorum.  Lagom’u kelime anlamı olarak en basit haliyle “tam dozunda” ya da “kararında” olarak açıklayabiliriz. Her şeyi yeteri kadar yapmak, yeteri kadar yemek ya da yeteri kadar çalışmak gibi. İsveçlilerin denge felsefesi bu açıdan bana Ikigai’yi de hatırlatıyor. Yeteri kadar yemek yiyen, yeteri kadar hareket eden, yeteri kadar sosyalleşen Japonların dünya üzerinde en sağlıklı yaşam süren insanlar arasında olduklarını biliyoruz. Hazır Ikigai’ye kadar gitmişken bu yazıda bir de Hygge’dan biraz bahsetmezsem olmaz. Kilit noktası; daha fazla özel an yaratmak, daha fazla paylaşmak ve rahat hissedeceğimiz mekanlar hazırlamak olan Hygge felesefesinde, mumların ne kadar önemli olduğundan daha önce bahsetmiştim. Mumlar, Hygge’da olduğu kadar bu felsefede de önem taşıyor. O yüzden hazır sonbahar gelmiş, evlere dönmeye başlamışken mum stokları yapmaya başlasak iyi olacak. 🙂

Fotoğraf: Timothy Ries

Tekrar denge konusuna dönecek olursak, Lagom ufak iyileştirmelerle bile hayatımızda dengeyi yakalayabileceğimizi savunuyor. Öğlen yemeğinde hamburger yerken yanında patates söylemeyerek, haftanın 4 günü spor yaparken 1 günü arkadaşlarınızla dışarıda eğlenerek, hayatınıza denge getirebilirsiniz.

 

Fotoğraf: Javier Molina

Sizin için neyin yeterli olduğunu biliyorsanız hayatınıza dengeyi getirmek o kadar kolay. Denge size mutluluk getirecek ve ne yaparsanız yapın verim sağlayacak.

Ikıgai felsefesi sağlıklı yaşam, akışı yakalama hatta beslenme konusunda önerdikleri ile başucu kitaplarımdan biri haline geldi. Hygge’dan ise keyifli paylaşım anları yaratmak ve anı yaşamak konusunda çok şey öğrendim. Her iki felsefede hayatımı beslemeye devam ediyor. Lagom ise kendimi mecbur bıraktığım birçok şeyden kurtulmam için bana yol gösterecek gibi gözüküyor. Bu aralar kendimi hedeflerim konusunda sürekli çok fazla yorduğumu ve gereken enerjiyi sağlamak için dinlenmediğimi farkettim. Lagom’u okuduktan ve araştırdıktan sonra farkettim ki daha fazla “ben zamanı”na ihtiyacım var. Hem de en acilinden.

Fotoğraf: Jon Flobrant

Aslında Lagom hakkında daha anlatacak çok şey var. Umarım bu kısa başlangıç yazım sizi de hayatınıza denge getirme konusunda motive eder. Lagom’u ilerleyen günlerde daha çok konuşacağız. Eğer o zamana kadar denediklerimden sonuç almaya başlamış olursam sizlerle onları da paylaşacağım. Takipte kalın.

 

 

 

 

1 Yorum
Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın