Kişisel Gelişim

Mağduru Oynuyor Olabilirsin

Okuduğunda çok klişe gelecek belki ya da kolaya kaçmak olarak göreceksin ancak mağduru oynamak sanırım biraz kültürümüzde var. Çocukken ortasında dinleyici olarak kaldığınız sohbetleri hatırlamaya çalışın. Şartlı hayaller hatırlama olasılığınız yüksek. Ekonomi böyle kötü olmasa aslında uzun zamandır kendi işimi kurmak istiyorum. Yöneticim biraz anlayışlı olsa, dolar biraz daha düşük olsa, hoca bana takmasaydı sene başında, daha fazla dışarı çıkabilsem.. Size de tanıdık geldi mi?

Fotoğraf: Dylan Nolte

Hayallerimiz, isteklerimiz var, gerçekleştirmek için peşinden koştuklarımız var. Bu kısımda bir sıkıntı yaşamıyoruz genellikle. Sorun hayallerimizi bir koşula ve genellikle bizim kontrol edemediğimiz bir koşula bağlamamızla başlıyor bence. Hayallerimizin gerçekleşmesini birilerine ya da içinde bulunduğumuz şartlara bağlıyoruz. Hayallerimizden ve hedeflerimizden konuşurken genelde içinde bulunduğumuz şartları suçlayarak ya da elimizde olmayan nedenleri göstererek başlıyoruz cümle kurmaya. Yani en azından ben böyle yapıyordum yakın zamana kadar ve çevremde de çok fazla şartlı hayal cümleleri duyuyorum diyeyim. 🙂

Tabii ki herkes böyle değil. Özellikle ailenizde, arkadaş çevrenizde genellikle mutlu olmayı başarabilen ya da hedeflerini başarıyla gerçekleştirmeye alışmış olan insanlara bakın. Oldukça büyük bir kısmının hiçbir zaman mağdur rolü oynamadığını göreceksiniz.

Bu grup hayallerini konuşurken “Geniş ve giriş katı bir dükkan arıyorum, bulduğum anda uzun süredir planladığım kafeyi açacağım” , “Bu sene terfi almak istiyorum, tüm hedeflerimi gözden geçirip zaman planı yaptım, bu doğrultuda çalışıyorum.” gibi cümleler kurarlar.

 

Siz de bu cümlelerde mağduriyet olmadığını farketmişsinizdir. Kendinden emin kişilerin kurduğu cümleler bunlar. İnanın bu cümleleri kuranlar için de ekonomi şu sıralar çok parlak değil, dolar yükseldi ve büyük ihtimalle okullarında ve iş yerlerinde vakit geçirmek zorunda oldukları çekilmez insanlar var. Tek fark; onlar bunları değiştiremeyeceğinin farkında. Bu yüzden değiştirebileceklerine, etki edebileceklerine odaklanıyorlar ve ona göre plan yapıp, ilerliyorlar.

Fotoğraf: Nick Hillier

Bunun bilinç meselesi olduğunu düşünüyorum. Deneyimlerimiz bu konuda oldukça yönlendirici. Küçük yaşlardan itibaren, biraz da toplumsal kültürün etkisiyle mağduru oynamayı öğreniyoruz. Etrafımızdan duyduklarımızı bir sünger gibi emiyoruz ve kendi deneyimimiz haline getiriyoruz. Sonra da bu deneyimlerden oluşturduğumuz bilinçle hayatımızı yaşıyoruz. İşte; değişim bu bilinci ve deneyim olarak kanıksadığımız mağduriyeti kırmakla değiştirmekle başlayacak.

Başkalarını suçlayarak ya da kendimizde olmayanı mazeret olarak göstererek hayallerimize ulaşan yolun önünü tıkıyoruz. Unutma değişimi başlatmak senin elinde. Bugüne kadar belki farketmeden mağduru oynadın ve istediğin çoğu şeyin gerçekleşmesi için hala başkalarını ve şartları suçluyorsun. Bir de bunu dene. En başta planlarını ifade etme şeklini değiştirebilirsin. İstediğin hayatı tasarlamak için neyin olmadığına odaklanmak yerine elindekilere odaklanırsan, önündeki engellerin yavaş yavaş kalktığını ve daha geniş açıdan bakabildiğini farkedeceksin.

Fotoğraf: Joel Valve
Henüz yorum bırakılmamış
Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın