Motivasyon

Nasıl Daha Mutlu Hissedebilirim?

Son zamanlarda aklımı en çok kurcalayan soru bu. Bazı zamanlar kötü, enerjisi düşük ve motivasyondan uzak hissetmek gayet normal ama bende bu durumun devamlılığı olmaya başladı. Önceleri mevsim geçişi, bu aralar çok yoğunum geçecektir diye kendimi beklemeye aldım ancak ben bir şey yapmadıkça bu düşük mod üstüme yapışmaya başladı. Bu yüzden modumu nasıl yükseltebilirim ve nasıl daha mutlu hissedebilirim diye araştırmaya başladım. Bir süredir farklı kaynaklardan bulduğum makaleleri, önerileri okuyorum, videolar izliyorum. Sizlerin de kafasında aynı sorunun olabileceğini düşünerek bir süredir uygulamaya başladığım ve faydalarını gördüğüm birkaç öneriyi sizlerle paylaşıyorum.

Okulda, iş yerinde, toplantıda nerede olursanız olun her şeyin üzerinize geldiğini düşündüğünüz her an yapmak istediğiniz ilk şey açık havada derin bir nefes almak olmuyor mu? Sanki içimize çektiğiniz o temiz hava aklımızda yer alan ve bazen bizi hasta ettiğini hissettiğimiz binbir düşünceyi de bizden çok uzaklara bizi rahatsız edemeyecekleri bir yere götürüp saklayacakmış gibi hissediyoruz.

Özellikle şehir hayatında kendimizi dört duvar arasındaki kutulara hapsediyoruz. Evden işe, okula nereye gidersek gidelim dört duvarın içine giriyoruz. Bu kutucuklar arasındaki yolculukların da stresten uzak olduğunu söylemek mümkün değil. Günün stresi birikip omuzlarımıza binerken uzun vadede ruhsal ve fiziksel olarak bize zarar veriyor. Eğer kendimizle yeteri kadar ilgilenemezsek, anksiyete, stres, tükenmişlik durumlarını da besliyoruz.

Gerçek şu ki doğa her şeye iyi geliyor.

Araştırmaların çoğu doğada geçirdiğimiz vaktin kendimizi daha iyi hissetmemizi ve daha kaliteli yaşamamızı sağladığını söylüyor. Programınız ne kadar yoğun, hareketli olursa olsun doğada vakit geçirme konusunu hayatınızda önceliklendirmeye çalışmanız önemli. Hafta içi zamanımın çok büyük bir bölümünü işte geçirdiğim, geriye kalan zamanlarımı ise başka aktivitelere ayırdığım için doğada vakit geçirme kısmını hafta sonuna bırakıyorum. Sadece bir iki saat bile evinize yakın bir parkta yürüyüş yapabilirseniz kendinizi çok daha iyi hissedeceğinize eminim. Burada geçirdiğiniz vakit sizi biraz daha yavaşlatacak, kafanızı meşgul eden konuları uzaklaştıracaktır.

Kendimizi, hayatımızı birkaç saat olsa dahi yavaşlattığımız zaman zihnimizi iyileştiriyoruz ve diğer zamanlarda daha üretken olmamızı sağlıyoruz. Tempolu kısa yürüyüşler için İstanbul’da yaşayanlara Yıldız, Göztepe, Özgürlük Parkı ya da Belgrad Ormanını önerebilirim. Biraz deniz havası almak da bana iyi gelir diyenlerdenseniz bu listeye Caddebostan sahilini mutlaka eklemelisiniz.

Sabaha müzikle başlayın.

Saat kaçta kalkıyor olursanız olun, bunu yapmanızı kesinlikle öneriyorum. Müzikle başladığım her gün daha yüksek ve pozitif bir enerji ile güne başladığımı farkettim. Hafta içi sabahları 6’da kalkmama rağmen yarım saatlik hazırlanma süremde mutlaka spotify’dan sevdiğim şarkılarla hazırladığım listemi açıyorum. Hatta son zamanlarda bu keyfi su geçirmez bir hoparlör alarak duşa da taşıdım. Size de öneririm. İlk gün için şarkı arıyorsanız; Erik Satie’den Premiere Gymnopedie’yi dinleyebilirsiniz.

Spora yazılabilirsiniz ya da evde spor yapabilirsiniz.

Çok klişe gelecek belki ama spor gerçekten mutluluk seviyenizi arttırıyor. Eğer programınıza ve bütçenize uygunsa mutlaka spora yazılmanızı öneririm. Masa başı bir işim olduğu için duruş bozukluğundan ve sırt ağrılarından şikayetçi biri olarak ben pilatese başlamayı tercih ettim. Fiziksel olarak bana sağlayacaklarının ötesinde kesinlikle kendim için bir şey yapma hissi beni mutlu hissettiriyor. Kış geldi spor salonuna kapanamam, şu anda buna bütçe ayıramam diyenler için farklı bir önerim var. Amerika’lı fitness hocası Leslie Sansone’ın youtube kanalında evde yapabileceğiniz pratik egzersizler bulabilirsiniz. Özellikle dışarıda 3 – 4 km’lik yürüyüşlerin yerine geçecek basit egzersizlerini ben de uyguluyorum. Merak edenler linki tıklayabilir; https://www.youtube.com/user/walkathomemedia

Hedefler koyun ama esnek planlar yapın . 

Bir süredir hedeflerin ve planların omuzlarıma bindirdiği yükün altında ezildiğimi hatta boğulduğumu hissediyordum. Bu yüzden bir süre plan yapmadan yaşamaya, biraz akışa bırakmaya çalıştım. İlk başlarda gerçekten işe yaradı, kendimi daha özgür hissetmemi sağladı. Fakat bu sefer de hedefsizlik ve plansızlık nedeniyle kendimi yapmak istediğim ve heveslendiğim birçok konunun ortasında nereden başlayacağımı bilemez halde buldum. Şimdi planlarıma ve hedeflerime tekrar döndüm. Daha esnek daha gerçekçi versiyonlarıyla çok daha mutluyum.

Bol bol su için.

Suyun faydalarını tekrar burada saymayacağım ama gün içerisinde aşırı denecek miktarda kahve ve çay tüketen biri olarak kendimi yersiz anksiyete ile mücadele ederken buldum. Tabii ki sebebi en sevdiğim mug’ımın içerisinde duruyordu. Hayır, kahveyi bırakmayacağım çünkü çok seviyorum ama miktarını azaltmaya, içtiğim su miktarını ise arttırmaya karar verdim. Kısa sürede farkettim ki yeterli miktarda su içmek kendimi daha enerji dolu hissetmeme sebep oluyor, cildim daha sağlıklı görünüyor ve en önemlisi beynimin daha etkin çalıştığını hissediyorum. Özellikle dışarıdayken su taşımaya üşenenlere ya da unutanlara Suco’nun mataralarını öneririm. Hem renklerine hem de pratikliğine bayıldım. Linki burada bırakıyorum. https://www.mataramasu.co/

Umarım bana iyi gelen bu öneriler size de iyi gelir. Eğer uygulamaya başlarsanız bana haber vermeyi ve deneyimlerinizi benimle paylaşmayı unutmayın!

 

Henüz yorum bırakılmamış
Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın