Size kendi hikayemden birçok kez bahsetmiştim. Hayatında dengeyi bulmaya çalışan ve bu dengeye göre yaşamaya çabalayan insanlardan biriyim. Dengenin olmadığı alanlarda huzursuzluk ve mutsuzluğun başladığına inanıyorum. Büyük acıları bu konunun haricinde tutarak bu cümleyi kuruyorum.

Çok uzatmadan söze giriyorum artık. Dengeye bu kadar meraklı biri olarak Lagom’u, kitapçıların en çok satanlar rafında yer işgal etmeye başlamadan önce keşfetmiştim. Kısaca tanımlamak gerekirse “ne çok az ne çok fazla, tam kıvamında”. Üzerinde biraz düşününce görüyorsunuz ki hayatın her alanında geçerli olabilecek bir felsefe bu; iş hayatı, yemek düzeni, dekorasyon…

Mart ayı başında dekorasyon ve Lagom’un bir araya geldiği bir mekana rastladım. Bir akşam Bağdat Caddesi’nde yürürken tabelasını görüp, kapalı olduğu için sadece dışarıdan içeriye bakabildiğim ama karantina döneminde Zoom uygulaması üzerinden röportaj yaptığım çok tatlı bir dekorasyon mağazasını buraya taşımak istiyorum; LAGOMstore.

LAGOMstore

İki iç mimar eş Deniz Bostanoğlu ve Nihat Bostanoğlu’nun ortakları Sinan Cansunar ile birlikte kurmuş oldukları LAGOMstore, farklı Türk tasarımcılar ve markaların ürünlerini kendi çatısı altında bir araya getiriyor. Geçtiğimiz hafta, İç Mimar Deniz Bostanoğlu’nu Zoom’da yakaladım hem Instagram’da sizlerin gönderdiği hem de kendi merak ettiğim soruları sordum.  

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Yeditepe Üniversitesi iç mimarlık mezunuyum. Mezun olduktan hemen sonra Mimar Cengiz Kurt ile çalışmaya başladım. 1 sene sonra yüksek lisans yapabilmek için Barcelona’ya gittim. Burada ticari mekan tasarımı üzerine yapmış olduğum master benim bakış açımı çok değiştirdi, yaratıcılığımı ortaya çıkarabilmem açısından bana yardımcı oldu. Döndükten sonra eşimle mimari projelerimizi yürüttüğümüz LAGOMproject’i kurduk.

Hem mağazanızın hem mimarlık ofisinizin isminde Lagom’u tercih etmişsiniz…

O sıralarda henüz bir akım haline dönüşmemişken tesadüfen keşfettiğimiz ‘Lagom’ kelimesinin anlamını bakış açımıza çok yakın hissettiğimiz için ismimizi LAGOMproject olarak düşündük.

İçerideki markaları hangi kriterlere önem vererek seçiyorsunuz?

Bu konuda seçiciyiz. Birbirini tamamlayan obje ve aksesuarlara yer vermeye çalışıyoruz. Mağazaya koyduğumuz bir ürünün, tasarımcı ürünü olmasına, kullanılan materyallere ve özgün olmasına önem veriyoruz. Şu anda ağırlıklı Türk markaları ve tasarımcıları var.

Mimari stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Abartıdan uzak ama detayların hakim olduğu, renklerin dokuların farklı grafiklerin birbirini tamamladığı mekana girince dinginlik hissi veren bir stil anlayışımız var. Doğal malzemeler kullanmayı çok seviyoruz. Bunu mağazamızda da hissedebilirsiniz. Ziyaretçilerimizin mağazaya geldiklerinde ev havasını hissetmelerini istedik.

Lagom felsefesini ufak detaylarla nasıl dekorasyona uygulayabiliriz?

En önemli konu mekana girdiğinizde dinginlik ve huzuru hissetmeniz. Gereksiz eşyalardan arınıp bir düzen sağlamak gerekiyor. Aydınlık mekan yaratmak önemli, bunun için nötr renkler ve pastel tonlar kullanılabilir. Sürdürülebilirlik bu felsefede büyük önem taşıyor. Bambu ve ahşap ürünler kullanılabilir, tekstilde; pamuk ve keten tercih edilebilir. Bitkiler çok ön plana çıkıyor. Hatta yenebilir bitkiler yetiştirip, yemek yaparken de kullanabilirsiniz. Nane, limon, portakal ağaçlarını örnek verebilirim.

Bu felsefeyi her alana uygulamak istiyorsanız kullandığınız deterjanları bile ekolojik deterjanlarla değiştirebilirsiniz.

“Minimal düşünce yapısıyla hareket edip, mekandaki karmaşayı dindirmek gerekiyor. Ancak bahsettiğim tam bir minimalizm de değil. Kullanmadığınız gereksiz eşyaları mekandan çıkartıp daha düzenli bir mekan oluşturmak.”

Özel ölçü ve tasarım için mimari destek veriliyor mu?

Detaylı iç mimari desteğin yanı sıra, daha bölgesel alanlarda renk ve malzeme önerisi de yapabiliyoruz. Kendi tasarımlarımız dışında istenen tasarımları yaptırabiliyoruz.

“Duvarlarda pastel renklerle birlikte, o renk uyumunu bozmadan tek duvarda duvar kağıdıyla kombinlemeyi çok seviyoruz.”

Son sorum; Instagram’da yakından takip ettiğiniz hesaplar var mı ya da okuduğunuz bloglar?

Yellow trace, Dezeen, Interiorblink, Design Milk yakından takip ettiğim bloglar arasında. Severek takip ettiğim hesaplar ise; My Interior, The Cool Hunter, Ashley Stark ve Oliver Gustav.

Bu arada Karantina dönemiyle beraber, LAGOMstore dijital kataloglarını online mağazaya çevirdi. Göz atmak isterseniz bu linkten ulaşabilirsiniz. https://www.lagomstore.co/

Her ne kadar dijital pazarlamadan hayatını kazanan biri olsam da, bu özel malzemeleri ve bir araya geldiklerinde ortaya çıkan uyumu görmek için mağazaya gitmenizi öneririm.