İmposter (İmpostor) sendromu; sahtekarlık sendromu olarak da adlandırılan, ciddi anlamda insanları mutsuz edebilen, yaşam kalitesini etkileyen bir sendromdur. 2007’de yapılan çalışmalar insanların %70’inin hayatında en az bir defa başına gelen bir durum olduğunu gösteriyor.

İmposter sendromunu genellikle başarılı kişilerin yaşadığı ve kariyerlerinde oldukça başarılı ilerlemelerine rağmen geldikleri noktaya şans eseri geldiklerini, bu başarıyı haketmediklerini düşündükleri gözlemlenmiştir. Bu kişilerin genellikle öz-farkındalık sorunu yaşadığı bilinmektedir.  

Diğer bilenen adıyla İmpostor sendromu; 1978 yılında, Dr. Pauline Rose Clance ve Suzanne Imes tarafından ortaya atılmıştır. İki araştırmacı; 150 kadın ile bir araştırma yürütüyor ve farkediyorlar ki, bu kadınlardan bazıları elde ettikleri başarıları, başarı olarak görmüyor hatta kendilerini sahtekar gibi hissediyorlar. Ulaştıkları noktaya kendi yetenekleri ya da becerileri yüzünden değil, hayattaki şansları yüzünden ulaştıklarını düşünüyorlar. Bu başarı onlar için tamamen şans eseri ortaya çıkmış bir durum. Bu yüzden kişilerin döngüye girdikleri tespit ediyorlar. Bu döngü; bir tür kaygı döngüsü.

İmposter sendromunu yaşayan kişiler, bir projeye başlarken ya da proje süresi boyunca genellikle bir kaygı içindeler. Proje bittikten sonra ise ulaştıkları başarıyı kabul edememe durumu yaşıyorlar. Bu sebeple, çevrelerindeki insanlar onları başarıları için kutladıklarında kendilerinden şüphe etmeye başlıyorlar.

Fotoğraf: Pexels / Suzy Hazelwood

İmposter Sendromunun Nedenleri ne olabilir?

  • Birçok psikolog bu sendromun konfor alanımızın dışarısına ilk adımı attığımızda tetiklendiğini söylüyor. Yani kendi sınırlarımızın dışına çıkarak, yeni bir şeyler denediğimizde ortaya çıkması mümkün gözüküyor. 
  • Kişinin yetiştiği ortamın önemi çok büyük. Örneğin, aile üyeleri çocuklarının başarılarına göre çocuklarına etiketler veriyorsa, bu sendromun o ailenin çocuklarında görülme olasılığı yükseliyor. Çünkü aile, çocukları bu etiketler için bir şeyleri ispatlamaya yönlendiriyor ve çocuklar sadece fazla çalışmaya odaklanıyor. Bu kişilerde derin bir başarısızlık korkusu hakim oluyor. Kendilerini süper insan olma yolunda hırpalayarak çalışıyorlar.
  • Ya da çocuk ihmal edildiği bir evde büyüdüyse, çok çalışıyor ama takdir görmüyorsa, bu durum İmposter sendromunu tetikleyebiliyor. Maalesef, bu ortamdan çıkan çocuklar için yaşamlarının sonraki aşamalarında da takdir edilmelerinin bir anlamı olmuyor. Bu sefer, bu kişiler yaşamlarında ilerledikçe elde ettikleri başarının kaybolmaması için daha da fazla çalışmaya başlıyorlar. Çünkü onlar sürekli olarak yeterliliği reddediyorlar.  

İmposter Sendromunun Alexa Chung ve Kate Winslet gibi birçok ünlü isimde ve iş hayatında en üst kademelere tırmanmış iş insanlarında görüldüğü biliniyor. Beni en çok etkileyen İngiltere’nin ünlü bir hukuk ofisinin CEO’sunun sözleri oldu.  

Sürekli bu mevkii hak etmediğimin anlaşılacağından korkuyorum. Kendimden hep şüphe ediyorum ve bir sonraki adımı atmaktan, daha ileriye gitmekten çekiniyorum. Bu his hayatım boyunca hep bir pranga gibi oldu.”

Sizde olup olmadığını nasıl anlarsınız?

  • Eğer sürekli erteleme huyu ya da sürekli detaylı, gereğinden fazla, aşırı hazırlanma durumları yaşıyorsanız,
  • Dinlenme, sosyalleşme gibi ihtiyaçlarınızı erteleyip, sürekli daha fazla çalışmaya vakit ayırıyorsanız, yani süper insan olmaya çabalıyorsanız,
  • Yetersiz hissediyor, kendinizden sürekli şüphe duyma ve anksiyete yaşıyorsanız, bunlar İmposter sendromunun iç belirtileri olabilir.

Kendinize bu soruları sorabilirsiniz…

  • Başarılarınızın tamamen tesadüf olduğunu düşünüyor musunuz? Yaptığınız işi çok iyi bilmenize ve o işte uzman olarak bilinmenize rağmen işleri aslında o kadar da iyi yapmadığınızı mı hissediyorsunuz?
  • Hakkettiğinizden daha fazla başarılı bulunduğunuzu ve takdir edildiğinizi düşünüyor musunuz?
İmposter Senromu – Fotoğraf: Pexels / Victor Freitas

İmposter Sendromu ile Nasıl başa çıkabilirsiniz?

  • Tabii ki uzmandan destek almak listenin başında geliyor.
  • Aile ve arkadaşlarından destek alanlar bu durum ile ilgili çok daha rahat ilerleme kaydedebiliyor. Çünkü yakın çevre, sürekli eksik hissedilen durumların aslında öyle olmadığını göstermek konusunda yardımcı olabilir.  
  • Kendinizi sadece negatif mi değerlendiriyor ve yargılıyorsunuz? Biraz da güçlü olduğunuz yanlara odaklanmaya çalışabilirsiniz.
  • Önceliğiniz her zaman siz olun. Siz iyi olmadıkça hayatınızdaki diğer şeylerin iyi olmasını beklememelisiniz.
  • Kendinizi yetersiz ya da başarısız hissettiğinizde, o an bir durup, gerçek olan bir durum mu? Gerçekte ne oldu? Bunları sorgulamaya başlayabilirsiniz.
  • Başarılarınızı size hatırlatacak anları, sözleri size hatırlatacak bir defter tutabilirsiniz.
  • Bu sendromu yaşadığınızı hissettiğiniz anda İmposter sendromu yaşadığınızın farkına varmak önemli. Böylece kafanızda oluşacak yanılsamaların önüne geçebilirsiniz.
  • Kendinizi başkalarıyla sürekli olarak kıyaslamamaya çalışın. Her şeyden önemlisi kendinize haksızlık etmeyin ve şefkatli olmaya çalışın.

Beyhan Budak’ın İmposter Sendromu ’nu açıkladığı videosuna da göz atmak isteyebilirsiniz.

Beyhan Budak – Impostor (Sahtekar) Sendromu