Home Art dergisi okuyucuları, dekorasyon ve mimari meraklıları, Home Art Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yasemin Savcı‘yı yakından tanır. Ben iş hayatına ilk adımımı Yasemin’in ekibinde stajyer editör olarak attım. Dergicilik disiplinini ve editörlüğü ondan öğrendim. Tüm bu sebeplerden dolayı bugün Omlet’te Yasemin’le, Art Challange çalışmalarını paylaştığı hesabı Pandeminik üzerine röportaj yapmak benim için çok anlamlı.

Hemen toparlıyor ve yazının asıl amacına geçiyorum. Yasemin, pandemi döneminin şartlarını, yaratıcılığı ile birleştirerek, Art Challange’ların izinde Pandeminik isimli Instagram hesabını açtı. Hesaba göz atmak isteyenler link’e tıklayabilir. Yasemin seçtiği sanat eserlerini Pandeminik hesabında canlandırıyor ve canlandırırken içine biraz da mizah katıyor. Ben Yasemin’in her bir canlandırma hazırlığında, Instagram story’lerinde paylaştığı tüm yaratım sürecini, malzeme temininde yaşadıklarını ve yaratıcılığın sınırlarını zorladığı anları takip etmeyi de ayrıca keyifli buluyorum.

Yasemin, ben seni iş hayatına gözümü açtığımdan beri tanıyorum, Home Art’ın yakın takipçileri de öyle. Seni tanımayanlar için kendini anlatabilir misin?

Kendimi bildim bileli dergi yapıyorum. Kadın, moda, seyahat ve dekorasyon dergilerinde çalıştım. Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih okudum, ardından moda tasarımı eğitimi aldım.  Moda editörlüğü yaptığım zamanlarda bu eğitimin çok faydasını gördüm. Home Art da tasarıma olan ilgimin daha da artmasını sağladı. Dergide çalışmaya başladığım ilk yıllarda şimdi çok sık duyduğumuz ileri dönüşüm konusunda çalışmaya başladım. Eski, kırık, bozuk eşyaları farklı fonksiyonlarla hayata kazandırmaya çalıştığı fikir sayfaları, konunun meraklısı çok kişiye ulaştı.

Mizah, Yaratıcılık, Sanat: Yasemin Savcı ve Pandeminik
Fotoğraf: Home Art – Yasemin Savcı / Pandeminik

Lise yıllarımda çizim yapmaya başlamıştım. Üniversitede seramik dersleri aldım. Pandemiden kısa bir süre önce de Barış Cihanoğlu atölyesinde resim derslerine başladım.

Yani sanata ve tasarıma bir yerinden bulaşmaya çalışan bir dergiciyim diyebilirim.

Pandemi döneminin etkilerini herkes farklı yaşıyor. Hatta dönem dönem hissettiklerimizle beraber yaptıklarımız da değişti.  Senin için nasıl başladı, nasıl devam ediyor?

Pandemi dönemi benim için de herkes gibi ne zaman biteceği belli olmayan sinir bozucu bir kısıtlanma anlamına geliyordu. Bu süreçte hayatımda hiç olmadığı kadar evde olmak zorunda kalınca kendimi Art Challenge’lara verdim.

Buradan Pandeminik Instagram hesabına bağlamak istiyorum konuyu. Bu hesapta farklı sanatçıların çalışmalarını, içerisine biraz espri de katarak yeniden canlandırıyorsun. Nasıl çıktı bu fikir?

Aslında bu fikir pandeminin hemen başında Avrupa’da bir akım olarak çıktı ortaya. Dünyaca ünlü, hepimizin çok aşina olduğu tablolar, tüm dünyanın evlere kapandığı karantina döneminde evdeki malzemelerle yeniden canlandırıldı. Ortaya çok eğlenceli, yaratıcı işler çıktı. Ben de İnci Küpeli Kız ya da Venüs’ün Doğuşu’nu canlandırmak yerine Türk ressamların eserleri ve gündeme dair bir espri ile bu akıma dahil olmak istedim ve @pandeminik hesabı ile canlandırmalara başladım.  Kaplumbağa Terbiyecisi ile başlayan serüven sonra yeni nesil ressamların işlerine kadar uzandı.

Pandeminik
Yasemin Savcı – Osman Hamdibey İmzalı Kaplumbağa Terbiyecisi’ni Canlandırıyor / Pandeminik

Canlandıracağın eserleri seçerken nelere dikkat ediyorsun?

Canlandıracağım eserleri seçerken içinde bulunduğumuz döneme dair, esprili bir şeye dönüştürebileceğim bir unsur olmasına özen gösteriyorum. Covid-19’un koku alma duyusunu etkilemesini, kahve filtresinden şapka ile vurgulamak gibi…

Pandeminik
Yasemin Savcı – Avni Arbaş İmzalı Resmi Canlandırıyor / Pandeminik

Aralarından en sevdiğin hangisi oldu? Neden?

Aslında hepsinin ayrı bir yeri var ama galiba Dünya Kahve Günü’ne denk gelen şeffaf naylon eşarplı Mihri Müşfik resmini en çok seviyorum.

Pandeminik
Yasemin Savcı – Mihri Müşfik’in Otoportresini Canlandırıyor / Pandeminik

Peki gelecekte bu çalışmaları Instagram dışında farklı bir ortamda değerlendirmeyi düşünüyor musun?

Farklı bir ortamda değerlendirebilmeyi çok istiyorum. Tüm dünyanın aynı anda yaşadığı çok acayip bir dönemin belgesi bu canlandırmalar. İşin içinde hem sanat var hem de pandemi dönemine dair sonradan hatırlayınca bu dönemi yaşayanlara çok şey ifade edecek ayrıntılar var. Umarım gerçekleştirebilirim. 

Her zaman farklı fikirleriyle, yaratıcılığıyla öne çıkan biri oldun. Yaratıcılık gerektiren alanlarda çalışmak ve bu yönde kendini geliştirmek isteyenlere önerin ne olur?

Yaratıcılık herkeste farklı bir şekilde kendini gösteriyor ama hayal kurmayı hiçbir zaman bırakmamak ve sürekli düşünmek gerekiyor bence. Ben bu aralar yeniden ileri dönüşüme merak saldım. Bir şeyi atmadan önce onunla ne yapabileceğimi uzun uzun düşünüyor ve mutlaka işe yarar bir fikir buluyorum. Belki bu yaratıcılığını geliştirmek isteyen herkes için de bir anahtar olabilir hem de dünyaya faydalı bir anahtar. 🙂